İNSAN RUHU
İnsan, tuhaf bir varlık ; öncelikleri çoğu zaman bedeniyle ruhu arasında gidip geliyor. Ama siz ne derseniz deyin insan eninde sonunda yine kendisi için istiyor. Aklınıza hemen çocukları için her şeyi göze alan anne ve babalar geldi değil mi? Doğru ! Bu durum dışarıdan hiçbir baskı olmaksızın ruhun ihtiyacının bedenin önüne geçtiği nadir anlardan biri. Çünkü insan, çoğu zaman kendinden vazgeçiyor gibi görünse de, aslında ruhunu besleyen bir anlamın peşinde. Bu duygu, insanın doğasında var; ancak çevrenin etkisiyle doğal olmayan ruhu beslemek için edindiğimiz - edindirildiğimiz - yeni duygular da bize empoze ediliyor. Aile, vatan, bayrak, bir düşünce ya da bir inanç… İnsan, kendini bu kavramların içinde bulması kaçınılmaz oluyor. Fakat hangi ad altında olursa olsun, bir şeye hizmet etme arzusu bile dönüp dolaşıp ruhunu doyurma ihtiyacına bağlanıyor. Eğer buraya kadar aynı yerden bakabiliyorsak, artık şu ayrımı düşünmenin zamanı geldi: Bedenini doyurmayı önceleyenlerle, ruhunu...